"exemplifies" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin tipik bir örneği olmak ya da bir durumu net bir şekilde göstermek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi veya akademik metinlerde, soyut kavramlar ya da tipik durumlar için kullanılır. Fiziksel örnek göstermede kullanılmaz.
أمثلة
This painting exemplifies the artist's unique style.
Bu tablo, sanatçının eşsiz tarzını güzelce **örnekliyor**.
The teacher gave a story that exemplifies honesty.
Öğretmen dürüstlüğü **örnekleyen** bir hikaye anlattı.
Her career exemplifies hard work and determination.
Onun kariyeri, çok çalışmanın ve kararlılığın güzel bir **örneğidir**.
This report really exemplifies what’s wrong with the system.
Bu rapor, sistemde yanlış olanı gerçekten iyi **örnekliyor**.
His actions perfectly exemplify the spirit of teamwork.
Onun davranışları ekip çalışmasının ruhunu mükemmel bir şekilde **örnekliyor**.
The chaotic morning commute exemplifies urban life for many people.
Yoğun sabah trafiği, birçok insan için şehir yaşamını **örnekliyor**.