"exclusivity" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin yalnızca belirli bir grup, kişi veya mekana ait olması ve herkese açık olmaması durumudur. Genellikle özel, ayrıcalıklı veya prestijli olmayı ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok pazarlama, lüks ürünler ve sözleşmelerde kullanılır. 'exclusivity agreement', 'club exclusivity' ifadeleriyle sıkça karşılaşılır. Sınırlı erişim ve ayrıcalık anlamı taşır; 'exclusion'dan (dışlama) farklıdır.
أمثلة
The club offers exclusivity to its members.
Kulüp üyelerine **ayrıcalıklılık** sunuyor.
This product is sold with exclusivity in our store.
Bu ürün mağazamızda **özel olarak** satılmaktadır.
Many people value the exclusivity of private schools.
Birçok kişi özel okulların **ayrıcalıklılığını** değerli bulur.
They signed an exclusivity agreement to be the only supplier.
Sadece tedarikçi olmak için bir **exclusivity** anlaşması imzaladılar.
Luxury brands use exclusivity to attract wealthy clients.
Lüks markalar, zengin müşterileri çekmek için **ayrıcalıklılık** kullanır.
There's a sense of exclusivity when you enter the VIP area.
VIP alanına girince bir **ayrıcalıklılık** hissi var.