"even steven" بـTurkish
التعريف
İki kişi arasında borç ya da iyilik anlamında herkes eşit, kimsenin kimsede alacağı kalmamış durumda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik ve samimi ortamlarda kullanılır. Para alışverişi dışında iyilik veya hizmet gibi konularda da geçerlidir. Resmi yazışmalarda uygun değildir.
أمثلة
You paid for lunch yesterday, I paid today—now we're even steven.
Dün yemeği sen ödedin, bugün ben—şimdi **başa baş** olduk.
After I returned your book, we were even steven.
Kitabını geri verdim, artık **ödeşmek** olduk.
Let's split the bill so we can be even steven.
Hadi hesabı bölelim, böylece **başa baş** oluruz.
"You helped me move last week, so I'll help you this time—even steven!"
Geçen hafta taşınmama yardım ettin, şimdi ben sana yardım ederim—**başa baş**!
Don't worry about paying me back. I'm calling it even steven.
Bana para ödemene gerek yok. Bunu **başa baş** kabul ediyorum.
"After all the favors we've done for each other, I'd say we're totally even steven now."
Bunca iyilikten sonra kesinlikle artık tamamen **başa baş** olduk diyebiliriz.