"eradicate" بـTurkish
التعريف
Zararlı veya istenmeyen bir şeyi tamamen ortadan kaldırmak, böylece artık hiç kalmamasını sağlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Hastalığı kökünü kazımak', 'yolsuzluğu tamamen ortadan kaldırmak' gibi ciddi sorunlar ve kavramsal şeyler için kullanılır; eksiksiz bir ortadan kaldırmayı ifade eder.
أمثلة
Scientists work hard to eradicate deadly diseases.
Bilim insanları ölümcül hastalıkları **kökünü kazımak** için sıkı çalışıyor.
The government plans to eradicate hunger in the country.
Hükümet ülkedeki açlığı **tamamen ortadan kaldırmayı** planlıyor.
We want to eradicate the use of harmful chemicals in farming.
Zararlı kimyasalların tarımda kullanımını **tamamen ortadan kaldırmak** istiyoruz.
It’s not easy to eradicate bad habits, but it’s possible with effort.
Kötü alışkanlıkları **tamamen ortadan kaldırmak** kolay değil ama çabayla mümkündür.
The campaign aims to eradicate illiteracy within five years.
Bu kampanya, beş yıl içinde okuryazarlık sorununu **kökünü kazımayı** hedefliyor.
With modern technology, we hope to eradicate certain infections for good.
Modern teknolojiyle bazı enfeksiyonları tamamen **kökünü kazımayı** umuyoruz.