اكتب أي كلمة!

"entwined" بـTurkish

iç içe geçmişbirbirine dolanmış

التعريف

Nesneler ya da kavramlar birbirine sıkıca sarılmış, dolanmış ya da güçlü biçimde bağlı olduğunda kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok edebi veya duygusal bağlamlarda kullanılır; fiziki karmaşıklık için 'dolanmış' ya da 'karışmış' tercih edilir. Sık sık 'entwined lives' veya 'entwined destinies' şeklinde geçer.

أمثلة

The two ropes were entwined tightly around the pole.

İki halat direğin etrafına sıkıca **dolanmıştı**.

Their hands were entwined as they walked together.

Yürürken elleri **iç içe geçmişti**.

Vines entwined around the old fence.

Sarmaşıklar eski çitin etrafına **dolanmıştı**.

Their lives have become so entwined that they can't imagine being apart.

Hayatları öylesine **iç içe geçti** ki ayrı kalmayı hayal bile edemiyorlar.

History and legend are often entwined in old stories.

Eski hikayelerde tarih ve efsane çoğu zaman **birbirine geçmiş durumdadır**.

Their destinies are entwined whether they like it or not.

Kaderleri, isterlerse de istemezlerse de **birbirine dolanmış** durumda.