اكتب أي كلمة!

"ennobling" بـTurkish

yüceltenasil kılan

التعريف

Birine daha fazla onur ya da ahlaki yücelik kazandıran, insanı saygın hissettiren şey.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Başarı, görev veya deneyimlerle ilgili, insanı ahlaken ya da duygusal olarak yücelten durumları anlatmak için kullanılır. 'ennobling experience' gibi ifadelerde sıkça geçer; fiziksel bir yükselme anlamı yoktur.

أمثلة

Helping others can be an ennobling experience.

Başkalarına yardım etmek **yücelten** bir deneyim olabilir.

The teacher shared an ennobling story with the class.

Öğretmen sınıfla **yücelten** bir hikaye paylaştı.

Volunteering gave her an ennobling feeling she hadn’t felt before.

Gönüllülük, ona daha önce hissetmediği bir **yücelten** duygu verdi.

There’s something deeply ennobling about forgiving someone who hurt you.

Size zarar veren birini affetmekte derin bir **yücelten** yön vardır.

Many people find caring for the sick to be an ennobling duty, despite its challenges.

Birçok insan, hasta bakmanın zorluklarına rağmen **yücelten** bir görev olduğunu düşünür.

Traveling alone can be an ennobling journey of self-discovery.

Tek başına seyahat etmek, kendini keşfetmenin **yücelten** bir yolculuğu olabilir.