"engulfed" بـTurkish
التعريف
Bir şey tarafından tamamen sarılmış, kaplanmış ya da yutulmuş olma durumu; genellikle fiziksel veya duygusal olarak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi ya da edebi bir sözcük olarak kullanılır. 'Alev', 'karanlık', 'su', 'duygu' gibi kelimelerle birlikte kullanılır. Küçük veya kısmi kaplama için uygun değildir.
أمثلة
The house was engulfed in flames.
Ev **alevlerle sarıldı**.
He felt engulfed by sadness after hearing the news.
Haberi aldıktan sonra üzüntüye **kapıldı**.
Fog engulfed the entire city.
Sis tüm şehri **kapladı**.
She was so engulfed in work that she forgot to eat lunch.
Çalışmaya o kadar **dalmıştı** ki öğle yemeğini yemeyi unuttu.
The valley was engulfed by a sudden flood.
Vadi ani bir sel tarafından **kaplandı**.
Everyone in the room was engulfed in laughter after his joke.
Onun şakasından sonra, odadaki herkes **kahkahaya boğuldu**.