"energize" بـTurkish
التعريف
Birine ya da bir şeye daha fazla enerji, heyecan ya da motivasyon kazandırmak; ayrıca elektrik sağlamak anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle iş veya motivasyon bağlamında kullanılır: 'takıma enerji vermek'. Hem gerçek anlamda (elektrik vermek) hem de mecazi (ilham vermek) kullanılabilir. Kimi/neyi enerji verdiğiniz cümlede belirtilir.
أمثلة
We need to energize the students before the test.
Sınavdan önce öğrencileri **enerji vermeliyiz**.
Music can energize you when you feel tired.
Müzik, kendini yorgun hissettiğinde seni **enerji verebilir**.
The coach tried to energize the team at halftime.
Antrenör devre arasında takımı **motive etmeye** çalıştı.
A quick walk outside always energizes me for the rest of the day.
Dışarıda kısa bir yürüyüş her zaman beni günün geri kalanı için **enerjiyle doldurur**.
The speaker really energized the crowd with her enthusiasm.
Konuşmacı coşkusuyla kalabalığı gerçekten **enerji verdi**.
It took several hours to energize the building after the power outage.
Elektrik kesintisinden sonra binaya tekrar **enerji sağlamak** birkaç saat sürdü.