"encasing" بـTurkish
التعريف
Bir nesneyi tamamen kaplayıp çevreleyerek korumak ya da dışarıdan ayırmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Encasing' daha çok teknik, bilimsel veya betimleyici ifadelerde kullanılır. Nesneleri tamamen korumak ya da ayırmak için uygundur. İnsanlar veya hızlı eylemler için kullanılmaz.
أمثلة
The flower was encasing in a block of clear ice.
Çiçek, şeffaf bir buz bloğunun içinde **tamamen sarılmıştı**.
They are encasing the cheese in wax to keep it fresh.
Peynirin taze kalması için onu balmumuyla **tamamen sarıyorlar**.
The phone's case is encasing the device.
Telefonun kılıfı cihazı **tamamen sarıyor**.
The thick fog was encasing the town, making it look mysterious.
Yoğun sis, kasabayı **tamamen sararak** gizemli gösteriyordu.
She spent hours encasing the delicate sculpture in protective foam before shipping it.
Heykeli göndermeden önce koruyucu köpükle **tamamen sarmak** için saatler harcadı.
That layer of chocolate is encasing a sweet caramel center.
O çikolata katmanı, tatlı karamelli merkezi **tamamen sarıyor**.