"empathize" بـTurkish
التعريف
Bir başkasının duygularını veya yaşadıklarını, kendini onun yerine koyarak anlamak ve hissetmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'birine empati kurmak' şeklinde kullanılır. 'Empathize', 'sympathize'dan daha derin bir anlam taşır; aynı bakış açısından anlamaktır.
أمثلة
It's important to empathize with people who are going through tough times.
Zor zamanlardan geçen insanlara **empati kurmak** önemlidir.
She finds it easy to empathize with her friends.
Arkadaşlarıyla **empati kurmak** onun için kolaydır.
Can you empathize with his situation?
Onun durumuna **empati kurabilir** misin?
I really empathize with you because I went through something similar last year.
Geçen yıl benzer bir şey yaşadığım için sana gerçekten **empati duyuyorum**.
It's hard to empathize if you've never been in their shoes.
Hiç onların yerinde olmadıysan **empati kurmak** zordur.
Teachers need to empathize with students to understand their struggles.
Öğrencilerin sıkıntılarını anlamak için öğretmenlerin **empati kurması** gerekir.