"emotive" بـTurkish
التعريف
Yoğun duygular uyandıran veya duygularla ilişkili olan durumları tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'emotive', genellikle sanat, müzik veya duygular uyandıran konularda kullanılır; kişilik tanımında kullanılmaz ('emotional' bunun için uygundur).
أمثلة
The politician gave an emotive speech.
Siyasetçi oldukça **duygusal** bir konuşma yaptı.
Music can be very emotive.
Müzik çok **duygusal** olabilir.
The artist uses emotive colors in her paintings.
Sanatçı, tablolarında **duygusal** renkler kullanıyor.
He chose his words carefully to create an emotive response from the audience.
Seyirciyi **duygusal** olarak etkilemek için kelimelerini özenle seçti.
Some advertisements use emotive language to persuade people.
Bazı reklamlar insanları ikna etmek için **duygusal** bir dil kullanır.
The movie’s ending was so emotive that many viewers cried.
Filmin sonu o kadar **duygusaldı** ki birçok izleyici ağladı.