"elation" بـKorean
التعريف
Yoğun bir mutluluk, coşku veya gurur hissidir, genellikle büyük bir başarı veya güzel bir haber alındığında yaşanır.
ملاحظات الاستخدام (Korean)
Genellikle resmi veya edebi bir dilde kullanılır; günlük konuşmada nadir görülür. 'feeling of elation' gibi kalıplarla birlikte kullanılır; sıradan mutluluktan daha güçlüdür.
أمثلة
She felt elation when she heard the good news.
O iyi haberi duyunca **coşku** hissetti.
Winning the game brought great elation to the team.
Maçı kazanmak takıma büyük bir **coşku** getirdi.
His elation was obvious after he got promoted.
Terfi aldıktan sonra onun **coşkusu** açıkça görülüyordu.
I was filled with elation the moment I passed my exams.
Sınavlarımı geçtiğim anda **coşkuyla** dolmuştum.
There was a sense of elation in the air after the announcement.
Duyurudan sonra havada **coşku** vardı.
His face showed pure elation when his name was called.
Adı okununca yüzünde saf bir **coşku** vardı.