"dyed in the wool" بـTurkish
التعريف
Görüşleri, alışkanlıkları veya tercihlerinde asla değişmeyen, çok sadık veya bağlı olan kişiler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla isimlerden önce gelir ve bir kişinin kökten bağlı olduğunu vurgular. Siyaset veya spor gibi alanlarda, özellikle eski alışkanlık ve inançlar için kullanılır.
أمثلة
He's a dyed in the wool football fan.
O, **tam anlamıyla sadık** bir futbol taraftarıdır.
My grandmother is dyed in the wool conservative.
Büyükannem **kökten bağlı** bir muhafazakârdır.
She's a dyed in the wool vegetarian.
O, **özünden inançlı** bir vejetaryendir.
Don't bother trying to change his mind—he's dyed in the wool about this.
Fikrini değiştirmeye çalışma—bu konuda **tam anlamıyla sadık**.
Honestly, I'm dyed in the wool when it comes to coffee—I drink it every day.
Açık söylemek gerekirse, kahve konusunda **tam anlamıyla sadığım**—her gün içerim.
Our boss is a dyed in the wool perfectionist—nothing escapes her notice.
Patronumuz **tam anlamıyla sadık** bir mükemmeliyetçidir—hiçbir şey gözünden kaçmaz.