"duty bound" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi yapmak için ahlaki veya resmi bir sorumluluk hissetmek, istemese bile yerine getirmek zorunda olmak durumudur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Ciddi ve yazılı İngilizcede daha yaygındır. Genellikle 'to' + fiil ile kullanılır ve yasal zorunluluktan çok ahlaki yükümlülüğe işaret eder.
أمثلة
As a doctor, she felt duty bound to help the injured man.
Bir doktor olarak, yaralı adama yardım etme konusunda kendini **görevli** hissetti.
We are duty bound to tell the truth.
Bizler gerçeği söylemekle **görevli**yiz.
He felt duty bound to report the problem to his manager.
Sorunu yöneticisine bildirmekle **görevli** hissetti.
I'm duty bound to keep this information confidential.
Bu bilgiyi gizli tutmakla **görevli**yim.
She didn’t really want to get involved, but she felt duty bound to speak up.
Aslında dahil olmak istemedi ama konuşmak için kendini **sorumlu** hissetti.
Journalists are duty bound to check their facts before publishing.
Gazeteciler, yayımlamadan önce bilgilerini kontrol etmekle **görevli**dir.