"drive a hard bargain" بـTurkish
التعريف
Bir anlaşma veya satışta en iyi şartları elde etmek için kararlı ve sıkı şekilde pazarlık yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle bir kişinin zorlu ama adil pazarlıkçı olduğuna dikkat çeker; ticaret ve iş ortamında yaygındır. 'Ama adil' ifadesiyle sıkça kullanılır.
أمثلة
My father always drives a hard bargain when he buys a new car.
Babam yeni bir araba alırken her zaman **sıkı pazarlık yapar**.
If you want a lower price, you have to drive a hard bargain.
Daha düşük fiyat istersen **sıkı pazarlık yapmalısın**.
The shop owner drives a hard bargain with all customers.
Dükkan sahibi tüm müşterilerle **sıkı pazarlık yapar**.
She really drives a hard bargain, but in the end, we got a fair deal.
O gerçekten **sıkı pazarlık yapar**, ama sonunda adil bir anlaşma yaptık.
Be careful with Tom—he knows how to drive a hard bargain.
Tom'a dikkat et—**sıkı pazarlık yapmayı** iyi bilir.
Our manager has a reputation for driving a hard bargain during contract talks.
Yöneticimizin sözleşme görüşmelerinde **sıkı pazarlık yapması** ile ünü var.