"drink in" بـTurkish
التعريف
Bir manzara, atmosfer veya deneyimi büyük ilgi ve keyifle, adeta içine çekerek yaşamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gerçekten bir şey içmek anlamında değildir; genellikle 'manzarayı içine çekmek', 'atmosferi doyasıya yaşamak' gibi sanatsal ifadelerde kullanılır.
أمثلة
We stopped to drink in the beautiful sunset.
Güzel gün batımını **içimize çektik**.
She listened to his stories, drinking in every word.
Kadının, onun hikâyelerini **doyasıya dinliyordu**, her kelimesini.
Tourists come here to drink in the mountain views.
Turistler buraya dağ manzarasını **içine çekmek** için gelirler.
He stood quietly at the gallery, drinking in the paintings.
O, galeride sessizce durup tabloları **doyasıya inceledi**.
Let’s sit on this bench and just drink in the peaceful atmosphere for a while.
Bu bankta oturup bir süre **huzurlu atmosferi içine çekelim**.
I just wanted to drink in every second of the concert.
Konserin her anını **doyasıya yaşamak** istedim.