اكتب أي كلمة!

"dreary" بـTurkish

kasvetliiç karartıcısıkıcı

التعريف

Neşesiz, karanlık ve insanı mutsuz veya sıkılmış hissettiren şeyler için kullanılır. Genellikle yer, hava veya durumlar için geçerlidir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok yazılı ve edebi dilde kullanılır, 'kasvetli gün', 'kasvetli hava' gibi. Sıradan 'sıkıcı'dan daha derin bir kasvet veya mutsuzluk anlatır.

أمثلة

It was a dreary day with gray skies.

Gri gökyüzüyle birlikte **kasvetli** bir gündü.

The classroom looks dreary without any decorations.

Sınıf hiçbir süsleme olmadan oldukça **kasvetli** görünüyor.

He has a dreary job in a windowless office.

O, penceresi olmayan bir ofiste **kasvetli** bir işte çalışıyor.

This movie is so dreary, I almost fell asleep.

Bu film o kadar **kasvetli** ki neredeyse uyuyacaktım.

After weeks of dreary rain, everyone was happy to see the sun.

Haftalarca süren **kasvetli** yağmurdan sonra, herkes güneşi görünce sevindi.

His voice sounded dreary over the phone—like he had no energy left.

Telefon üzerinden sesi oldukça **kasvetli** geliyordu—sanki hiç enerjisi kalmamış gibiydi.