"dreamlike" بـTurkish
التعريف
Bir şey eğer rüya gibiyse, gerçek dışı, tuhaf veya büyüleyici şekilde gerçeklikten uzak görünür ya da öyle hissettirir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'dreamlike atmosphere', 'dreamlike state' gibi ifadelerle sanatsal veya şiirsel anlatımlarda sıkça kullanılır. 'dreamy' (hayalperest, romantik) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
The forest was quiet and dreamlike at dawn.
Orman şafakta sessiz ve **rüya gibiydi**.
Her paintings have a dreamlike quality.
Onun tablolarında **rüya gibi** bir özellik var.
Last night's dream felt so dreamlike that I didn't want to wake up.
Dünkü geceki rüya o kadar **rüya gibiydi** ki uyanmak istemedim.
She walked through the city in a dreamlike state after hearing the news.
Haberi duyduktan sonra şehirde **rüya gibi** bir halde gezdi.
The movie’s slow motion scenes gave it a dreamlike feeling.
Filmin yavaş çekim sahneleri ona **rüya gibi** bir his kattı.
Looking at the misty mountains was a truly dreamlike experience.
Sisli dağlara bakmak gerçekten **rüya gibi** bir deneyimdi.