"dole out" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi genellikle küçük miktarlarda birden fazla kişiye vermek veya dağıtmak. Genellikle yardım, yiyecek veya para dağıtımında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu ifade gayriresmidir, bazen biraz olumsuz veya resmî, zorunlu bir dağıtma anlamı taşır. 'Para dağıtmak', 'gıda dağıtmak' gibi ölçülü paylaştırmada kullanılır. Büyük hediye için veya resmî metinlerde kullanılmaz.
أمثلة
The teacher doles out pencils to the students.
Öğretmen, öğrencilere kalemleri **dağıtıyor**.
They dole out food to families every weekend.
Her hafta sonu ailelere yiyecek **dağıtıyorlar**.
The government will dole out aid after the flood.
Hükümet, selden sonra yardımları **dağıtacak**.
She doesn't like to dole out advice unless it's really needed.
O, gerçekten gerekmedikçe tavsiye **dağıtmak** istemez.
After winning the prize, he started to dole out money to his friends.
Ödülü kazandıktan sonra, arkadaşlarına para **dağıtmaya** başladı.
The boss was in a good mood and decided to dole out praise at the meeting.
Patron iyi bir moddaydı ve toplantıda övgüleri **dağıtmaya** karar verdi.