"doggedly" بـTurkish
التعريف
Zorluklara ve zamana rağmen vazgeçmeden kararlılıkla hareket etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi ve hafif edebi bir sözcüktür; azim ve ısrarla bir şeye karşı dayanmayı ifade eder. 'doggedly pursue' (azimle takip etmek), 'doggedly refuse' (inatla reddetmek) gibi kullanılır. Heyecan değil, sebat ve kararlılık anlatılır.
أمثلة
She studied doggedly for her exams.
Sınavlarına **azimle** çalıştı.
He doggedly refused to give up.
Vazgeçmeyi **inatla** reddetti.
The team worked doggedly until the project was done.
Takım, proje tamamlanana kadar **azimle** çalıştı.
She doggedly pursued her dream of becoming a writer, despite many rejections.
Birçok reddedilmeye rağmen, yazar olma hayalini **azimle** sürdürdü.
He doggedly kept searching for his lost wallet, even after hours had passed.
Saatler geçmesine rağmen, kayıp cüzdanını **azimle** aramayı sürdürdü.
Even when everyone else gave up, she persisted doggedly.
Herkes vazgeçtiğinde bile o, **azimle** devam etti.