"doer" بـTurkish
التعريف
Sadece konuşmak veya düşünmekle kalmayıp harekete geçip işi tamamlayan kişi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde girişken ve işi sonuçlandıran kişiler için olumlu anlamda kullanılır. 'Dreamer' ya da 'talker' ile zıttı bir anlama gelir.
أمثلة
She is a real doer at work, always making things happen.
O, iş yerinde gerçekten bir **iş bitirici**, her zaman işleri yoluna koyar.
We need a doer to lead this project.
Bu projeyi yönetmek için bir **iş bitiriciye** ihtiyacımız var.
He's more of a doer than a talker.
O, konuşandan çok bir **eylemci**dir.
If you want results, hire a doer, not someone who just makes plans.
Sonuç istiyorsanız sadece plan yapan değil, bir **iş bitirici** işe alın.
Being a doer helped her start her own business from scratch.
**İş bitirici** olması, işini sıfırdan kurmasına yardımcı oldu.
You can always count on a doer to follow through, no matter what.
Bir **iş bitiriciye** her zaman güvenebilirsiniz, ne olursa olsun işi tamamlar.