"dodge a bullet" بـTurkish
التعريف
Tehlikeli, kötü veya zor bir durumu şans eseri kıl payı atlatmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik bir deyimdir; olumsuz veya zor bir durumdan şans eseri kurtulmada kullanılır (''dodge a bullet''). İkili ilişkiler, iş veya hatalar için de kullanılabilir.
أمثلة
She dodged a bullet when she missed the bus that later crashed.
O, sonradan kaza yapan otobüsü kaçırarak **tehlikeyi kıl payı atlattı**.
We really dodged a bullet by finishing the project before the new rules started.
Yeni kurallar başlamadan projeyi bitirerek gerçekten **tehlikeyi kıl payı atlattık**.
He felt like he had dodged a bullet after his test came back negative.
Testi negatif çıkınca **tehlikeyi kıl payı atlattığını** hissetti.
Wow, talk about dodging a bullet—I almost dated my ex again!
Vay canına, tam anlamıyla **tehlikeyi kıl payı atlattım**—az daha eski sevgilimle tekrar çıkacaktım!
You really dodged a bullet by not taking that stressful job.
O stresli işi almayarak gerçekten **tehlikeyi kıl payı atlattın**.
Looks like the storm changed direction—we dodged a bullet this time!
Görünüyor ki fırtına yön değiştirdi—bu sefer **tehlikeyi kıl payı atlattık**!