"do a double take" بـTurkish
التعريف
Gördüğünüz bir şeye şaşırıp hemen tekrar bakmak. Genellikle inanamadığınız veya çok şaşırdığınız durumlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük ve samimi konuşmalarda kullanılır. 'make someone do a double take' ifadesi birini şaşırtmak anlamına gelir. Hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılabilir.
أمثلة
I had to do a double take when I saw the price.
Fiyatı görünce **bir daha baktım**.
She did a double take when she saw her friend’s new haircut.
Arkadaşının yeni saçını görünce **bir daha baktı**.
The strange noise made him do a double take.
Garip ses onu **bir daha bakmaya** sevk etti.
I walked past the window and did a double take—was that my old teacher in there?
Pencerenin önünden geçerken **bir daha baktım**—orada eski öğretmenim mi vardı?
You changed your hair color? Wow, I had to do a double take!
Saç rengini mi değiştirdin? Vay, **bir daha bakmam gerekti**!
That deal looked so good, I literally had to do a double take to make sure it was real.
Teklif o kadar iyiydi ki gerçek mi diye **bir daha bakmam gerekti**.