"divined" بـTurkish
التعريف
Birinin bir şeyi açık bir kanıt olmadan, sezgiyle, tahminle veya doğaüstü bir şekilde keşfetmesi ya da anlamasıdır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle edebi veya resmî bir bağlamda, sıradan ‘tahmin etmek’ten daha gizemli bir anlam taşır. 'sezmek', bir şeyin gizli veya gelecekteki doğrularını anlamak için kullanılır.
أمثلة
The old woman divined the winner of the race.
Yaşlı kadın yarışın galibini **sezdi**.
He divined the answer just by looking at my face.
Sadece yüzüme bakarak cevabı **sezdi**.
They divined the coming storm before anyone else noticed.
Diğerlerinden önce yaklaşan fırtınayı **sezdiler**.
She divined his true feelings without him saying a word.
O, tek kelime etmeden onun gerçek duygularını **sezdi**.
It was almost like he divined what was about to happen.
Neredeyse ne olacağını **önceden hissetmiş** gibiydi.
The oracle divined the king's fate using the stars.
Kâhin, kralın kaderini yıldızlara bakarak **kehanet etti**.