"dissuade from" بـTurkish
التعريف
Birini bir şey yapmaktan vazgeçirmeye veya o davranıştan caydırmaya çalışmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Birini bir şey yapmaktan vazgeçirmek' anlamına gelir ve genellikle resmi ya da yarı-resmi ifadelerde kullanılır. "persuade" (ikna etmek) ve "prevent" (önlemek) ile karıştırmayın.
أمثلة
Her parents tried to dissuade her from quitting college.
Ailesi, onun üniversiteyi bırakmasından **vazgeçirmeye çalıştı**.
Nothing could dissuade him from traveling alone.
Hiçbir şey onu tek başına seyahat etmekten **vazgeçiremedi**.
I tried to dissuade my friend from buying that car.
Arkadaşıma o arabayı almamasını **vazgeçirmeye çalıştım**.
Even the rain couldn't dissuade us from going hiking.
Yağmur bile bizi yürüyüşe gitmekten **vazgeçiremedi**.
His friends kept trying to dissuade him from making that risky investment.
Arkadaşları onun bu riskli yatırımdan **vazgeçirmeye** çalışıp durdu.
No matter what I said, I couldn't dissuade her from going ahead with her plan.
Ne söylersem söyleyeyim, onu planından **vazgeçiremedim**.