"disquieting" بـTurkish
التعريف
Yanlış ya da sıkıntılı bir şeyin endişe veya huzursuzluk hissettirmesi durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Disquieting' genelde yazılı dilde ve haber, edebi metinlerde kullanılır. 'Rahatsız edici bir sessizlik', 'huzursuzluk veren haberler' gibi ifadelerde yer alır ve 'disturbing'den daha hafiftir.
أمثلة
The dark, empty house felt disquieting at night.
Karanlık, boş ev gece olunca **rahatsız edici** geliyordu.
She received some disquieting news about her test results.
Sınav sonuçları hakkında **rahatsız edici** haberler aldı.
The sudden silence was disquieting.
Birden oluşan sessizlik **rahatsız ediciydi**.
There's something disquieting about the way he avoided my question.
Sorumu kaçırış şeklinde **rahatsız edici** bir şeyler var.
The movie’s ending was really disquieting—I couldn’t stop thinking about it.
Filmin sonu gerçekten **rahatsız ediciydi**—aklımdan çıkaramadım.
It’s disquieting how quickly things can change without warning.
Her şeyin hiç uyarı olmadan bu kadar hızlı değişmesi **rahatsız edici**.