"dispossessed" بـTurkish
التعريف
Zorla veya haksızlıkla toprak, ev ya da mal varlığını kaybeden kişiler için kullanılır. Genellikle evsiz, yoksul veya haklarından mahrum kalan insanları anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok edebi veya resmî dilde, savaş, yoksulluk ve zorla tahliye gibi konular için kullanılır. 'the dispossessed' genellikle topluluğu belirtir. Sadece eşya değil, hak ve kimlik kaybını da içerir.
أمثلة
Many refugees are dispossessed of their homes.
Birçok mülteci evlerinden **mülksüzleştirilmiş** oldu.
The war left thousands dispossessed and homeless.
Savaş binlerce insanı **mülksüzleştirilmiş** ve evsiz bıraktı.
Charities help the dispossessed in our city.
Hayır kurumları, şehrimizdeki **mülksüzleştirilmiş** kişilere yardım ediyor.
Growing up among the dispossessed, he understood hardship from a young age.
**Mülksüzleştirilmiş** insanlar arasında büyüyerek, o küçük yaşta zorluğu anladı.
Decades after losing their land, the dispossessed still demand justice.
Arazilerini kaybettikten onlarca yıl sonra bile, **mülksüzleştirilmiş** olanlar hâlâ adalet istiyor.
She wrote a novel about the struggles of the dispossessed in her country.
Ülkesindeki **mülksüzleştirilmiş** kişilerin mücadelesini anlatan bir roman yazdı.