"displacing" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi veya birini bulunduğu yerden uzaklaştırmak, genellikle başka bir şeyin o yere gelmesiyle olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya bilimsel konuşmalarda kullanılır. Sadece yerinden oynatmak değil, birinin yerine yenisinin gelmesi vurgulanır.
أمثلة
The flood is displacing thousands of people from their homes.
Sel t, binlerce insanı evlerinden **yerinden ediyor**.
Oil is displacing coal as a source of energy.
Petrol, enerji kaynağı olarak kömürün **yerini alıyor**.
Pouring water into the cup is displacing the air inside.
Bardağa su dökülünce içindeki hava **yer değiştiriyor**.
The new road is displacing local wildlife from their habitats.
Yeni yol, yerel vahşi yaşamı yaşam alanlarından **yerinden ediyor**.
Cheap imports are displacing domestic products in many stores.
Ucuz ithalat, birçok mağazada yerli ürünlerin **yerini alıyor**.
Technology is quickly displacing traditional jobs.
Teknoloji, geleneksel işleri hızla **yerinden ediyor**.