"dispersed" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin tek bir yerde değil, geniş bir alana yayılmış olmasıdır. İnsanlar, nesneler veya maddeler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya bilimsel alanlarda kullanılır. 'Geniş şekilde', 'bütün alana' gibi ifadelerle birlikte görülür. 'scattered'dan daha düzenli bir yayılma anlatır.
أمثلة
The crowd dispersed after the concert ended.
Konser bitince kalabalık **dağıldı**.
Clouds were dispersed across the blue sky.
Bulutlar mavi gökyüzüne **dağılmıştı**.
Seeds were dispersed by the wind.
Tohumlar rüzgarla **dağıldı**.
Our family is dispersed across four different countries now.
Ailemız şu anda dört farklı ülkeye **dağılmış durumda**.
Light is dispersed through the glass, creating a rainbow effect.
Işık camdan geçerken **dağılarak** gökkuşağı etkisi oluşturur.
The population became dispersed due to economic opportunities elsewhere.
Nüfus başka yerlerdeki ekonomik fırsatlar yüzünden **dağıldı**.