"disparity" بـTurkish
التعريف
İki veya daha fazla şey arasında önemli bir fark veya eşitsizlik olması durumunda kullanılır, genellikle adaletsiz olarak görülür.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle ekonomik, sosyal veya sağlık alanında ciddi eşitsizlikler için resmi bir şekilde kullanılır. Küçük veya günlük farklar için 'difference' tercih edilir. 'income disparity', 'gender disparity' gibi ifadelerle sıkça geçer.
أمثلة
There is a wide disparity in salaries between the two companies.
İki şirket arasındaki maaşlarda büyük bir **farklılık** var.
The report shows a disparity in education levels across the country.
Rapor, ülke genelinde eğitim seviyelerindeki **farklılık**ı gösteriyor.
We need to address the disparity between men and women in science fields.
Bilim alanlarında kadın ve erkekler arasındaki **eşitsizlik**le ilgilenmemiz gerekiyor.
Despite efforts to fix it, the income disparity keeps growing.
Düzeltme çabalarına rağmen gelir **eşitsizliği** büyümeye devam ediyor.
There’s a real disparity in access to healthcare between urban and rural areas.
Şehir ve kırsal bölgeler arasında sağlık hizmetlerine erişimde gerçekten bir **eşitsizlik** var.
The disparity between what is promised and what is delivered can be frustrating.
Verilen sözle yapılan şey arasındaki **farklılık** can sıkıcı olabilir.