"disjointed" بـTurkish
التعريف
Konuşma, yazı veya fikirlerin birbiriyle mantıklı şekilde bağlantısız ve dağınık olması durumunda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz eleştirilerde; yazı, konuşma veya fikirlerin düzenli olmamasını belirtmek için kullanılır. Fiziksel nesneler için kullanılmaz.
أمثلة
Her story sounded disjointed and hard to follow.
Onun hikayesi **düzensizdi** ve takip etmek zordu.
The report was disjointed and lacked organization.
Rapor **kopuktu** ve düzenli değildi.
I found his explanation too disjointed to understand.
Açıklaması çok **düzensizdi**, anlayamadım.
After staying up all night, my thoughts were pretty disjointed.
Bütün gece uyanık kalınca düşüncelerim çok **kopuktu**.
The film feels disjointed—it jumps from one scene to another without warning.
Film çok **düzensiz hissettiriyor**—bir sahneden diğerine aniden geçiyor.
Their conversation was so disjointed that no one could follow what they were talking about.
Sohbetleri o kadar **düzensizdi** ki kimse ne konuştuklarını anlayamadı.