"disbelieve" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin doğru olmadığını düşünmek ya da doğru olduğunu kabul etmemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Disbelieve', resmi ve yazılı dilde kullanılan, güçlü bir reddetme veya şüphe bildiren bir sözcüktür. Genelde 'hikaye', 'söylenti', 'tanıklık' gibi şeylerle kullanılır. 'Onu inanmıyorum' ifadesi Türkçede garip kaçar, onun yerine 'ona inanmıyorum' denir.
أمثلة
Some people disbelieve the news they read.
Bazı insanlar okudukları haberlere **inanmıyor**.
I disbelieve his story about the missing money.
Kaybolan parayla ilgili hikayesini **inanmıyorum**.
It is hard to disbelieve such clear evidence.
Bu kadar açık kanıta **inanmamak** zor.
He laughed as if to disbelieve every word I said.
Sanki söylediğim her kelimeye **inanmıyor** gibi güldü.
You don't have to disbelieve everything just because you're suspicious.
Şüphecisin diye her şeye **inanmamak** zorunda değilsin.
The jury seemed to disbelieve the witness's alibi.
Jüri, tanığın alibisine **inanmamış** gibi göründü.