"disbelief" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin doğru veya gerçek olduğuna inanamama duygusu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle şaşırtıcı haberlerden sonra, nötr ya da resmi olarak kullanılır: 'in disbelief', 'look of disbelief'. 'Disbelieve' (fiil) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
She stared at the test results in disbelief.
Sınav sonuçlarına **inanmazlık**la baktı.
His parents shook their heads in disbelief.
Anne ve babası **inanmazlık**la başlarını salladı.
There was a look of disbelief on his face.
Yüzünde bir **inanmazlık** ifadesi vardı.
"You won the lottery?" she asked in total disbelief.
"Sen piyangoyu kazandın mı?" diye tamamen **inanmazlık**la sordu.
He listened to the story with open-mouthed disbelief.
Ağzı açık şekilde **inanmazlık**la hikâyeyi dinledi.
When I told him the news, he just laughed in disbelief.
Haberi söylediğimde sadece **inanmazlık**la güldü.