"disarms" بـTurkish
التعريف
Birinin silahlarını almak ya da birini daha az öfkeli veya defansif hissettirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok güvenlik ya da askeri bağlamlarda kullanılır. Aynı zamanda duygusal anlamda birinin gardını indirmek için de ('His smile disarms her') kullanılabilir.
أمثلة
The police officer disarms the suspect.
Polis memuru şüphelinin **silahını alıyor**.
The hero disarms the villain in the movie.
Kahraman filmde kötü adamı **silahsızlandırıyor**.
She disarms all the bombs before time runs out.
O, süre dolmadan tüm bombaları **etkisiz hale getiriyor**.
Whenever he smiles, it disarms everyone in the room.
Ne zaman gülümsese, odadaki herkesin **gardı düşüyor**.
Her kindness disarms his anger quickly.
Onun nezaketi, öfkesini **çabucak yatıştırıyor**.
The negotiator disarms tense situations with humor.
Müzakereci, gergin durumları mizahla **yumuşatıyor**.