"disagreeing" بـTurkish
التعريف
Birisiyle aynı fikirde olmama ya da bir tartışmada farklı bir görüş belirtme durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle nazik ve resmi tartışmalarda kullanılır; 'disagreeing', 'arguing'den daha yumuşaktır. Fikir ayrılığı saygılı biçimde dile getirilebilir. 'Disagreeing with someone/about something' şeklinde geçer.
أمثلة
He is disagreeing with the new rule.
O, yeni kurala **karşı çıkıyor**.
They were disagreeing about what movie to watch.
Hangi filmi izleyecekleri konusunda **aynı fikirde değillerdi**.
She kept disagreeing with her brother.
O, sürekli olarak erkek kardeşiyle **aynı fikirde olmuyordu**.
We’re not disagreeing to be difficult—we just see things differently.
Sırf zor olmak için **aynı fikirde olmuyoruz**—sadece bakış açımız farklı.
Disagreeing isn't always a bad thing; it can lead to better ideas.
**Aynı fikirde olmamak** her zaman kötü değildir; bazen daha iyi fikirlere yol açabilir.
I don’t mind us disagreeing—we just need to talk it out.
**Aynı fikirde olmamız** beni rahatsız etmiyor—sadece konuşmamız yeterli.