"dip into" بـTurkish
التعريف
Bir kitabı ya da materyali hızlıca incelemek ya da birikim veya parandan bir kısmını kullanmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada kullanılır. 'dip into a book', kitabın hepsi yerine birazını okumaktır. 'dip into savings' ise tümüyle değil, biraz para harcamaktır.
أمثلة
I like to dip into different magazines at the library.
Kütüphanede farklı dergilere **göz atmayı** seviyorum.
She had to dip into her savings to pay the rent.
Kira ödemek için birikimlerinden **harcamak** zorunda kaldı.
Sometimes I dip into my notes before a test.
Bazen sınavdan önce notlarımı **gözden geçiririm**.
Feel free to dip into any book on the shelf—you don’t have to read the whole thing.
Rafdaki herhangi bir kitaba **göz atabilirsin**—tamamını okumak zorunda değilsin.
We’ll have to dip into the emergency fund for these repairs.
Bu tamiratlar için acil durum fonundan **harcamak** zorunda kalacağız.
I only had time to dip into the article, but it looked interesting.
Makaleye sadece **göz atmaya** vaktim oldu ama ilginç görünüyordu.