"dip in" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi hızlıca kısmen bir sıvıya koymak; geçici olarak bir etkinliğe katılmak veya göz atmak anlamında da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde gayriresmîdir. Yemek ('dip in the sauce'), su ('dip in the pool') veya kısa süreli katılımda ('dip in to say hi') sık kullanılır. 'Dip' ismiyle (eğim ya da sos) karıştırmayın. Özne kişi ya da nesne olabilir.
أمثلة
Please dip in your brush to get some paint.
Lütfen fırçanızı boyaya **daldırın**.
She likes to dip in the pool on hot days.
Sıcak günlerde havuza **dalmayı** sever.
You can dip in some bread to taste the soup.
Çorbayı tatmak için ekmeği içine **daldırabilirsin**.
I just wanted to dip in to the meeting and hear the updates.
Sadece toplantıya **kısa süreliğine katılıp** yeni gelişmeleri duymak istemiştim.
Feel free to dip in whenever you like—this class is open to everyone.
Ne zaman istersen **katılabilirsin**—bu ders herkes için açık.
He likes to dip in and out of different hobbies all year.
Yıl boyunca farklı hobilere **girip çıkmayı** sever.