"diluting" بـTurkish
التعريف
Bir sıvı veya maddeye su ya da başka bir şey ekleyerek onu daha ince veya zayıf hale getirmek. Ayrıca bir fikrin veya etkinin gücünü azaltmak anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bilimsel, yemek veya iş ortamlarında sık kullanılır ('diluting a solution', 'diluting the brand'). 'Deluding' (kandırmak) ile karıştırmayın.
أمثلة
She is diluting the juice with water.
Suya su ekleyerek meyve suyunu **sulandırıyor**.
The pharmacist is diluting the medicine.
Eczacı ilacı **seyreltiyor**.
He is diluting the paint before using it.
Kullanmadan önce boyayı **seyreltiyor**.
Diluting your coffee will make it less bitter, trust me.
Kahveni **seyreltmek** acılığını azaltır, bana güven.
The company says they're not diluting their quality by launching cheaper products.
Şirket, daha ucuz ürünler çıkarınca kalitesini **seyreltmediğini** söylüyor.
You keep diluting the original plan—let’s stick to it!
Sen sürekli orijinal planı **seyreltiyorsun**—hadi ona bağlı kalalım!