"dilettante" بـTurkish
التعريف
Bir konuya (özellikle sanat veya müzik) merak salıp yüzeysel olarak ilgilenen, profesyonel olmayan kişi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Kelime genellikle hafif olumsuz bir anlam taşır; kişinin bir konuda derinleşmediği veya ciddi olmadığı ima edilir. Özellikle sanat, müzik gibi alanlarda kullanılır. Gündelik konuşmada çok yaygın değildir.
أمثلة
He is a dilettante in painting and only paints for fun.
O, resimde bir **dilettante** ve sadece eğlenmek için resim yapıyor.
Many dilettantes try new hobbies every year but don’t stick with them.
Birçok **dilettante** her yıl yeni hobilere başlar ama devamını getirmez.
The critic called her a dilettante in music.
Eleştirmen ona müzikte bir **dilettante** dedi.
He’s more of a dilettante than a true chef—he just loves experimenting in the kitchen.
O, gerçek bir şeften çok bir **dilettante** — sadece mutfakta denemeler yapmayı seviyor.
Don't mistake his excitement for expertise—he's just a dilettante when it comes to wine.
Onun heyecanını uzmanlıkla karıştırma—o, şarap konusunda sadece bir **dilettante**.
At parties, she talks about philosophy like an expert, but she's really a dilettante.
Partilerde felsefe hakkında bir uzman gibi konuşur, ama aslında sadece bir **dilettante**.