"detaining" بـTurkish
التعريف
Birini, özellikle polis veya yetkililer tarafından, ayrılmasına izin vermeden alıkoymak. Genellikle soruşturma veya hukuki nedenlerle yapılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi, polis veya yetkili kurumlarla ilgilidir; 'gözaltına almak' daha çok resmi işlemleri anlatır, suçlama anlamına gelmez.
أمثلة
The police are detaining two suspects for questioning.
Polis iki şüpheliyi sorgulamak için **gözaltına alıyor**.
They are detaining travelers at the border.
Sınırda yolcuları **alııkoyuyorlar**.
The officers are detaining him for further checks.
Memurlar, onu ek kontrol için **alııkoyuyor**.
"Why are they detaining you? You didn't do anything wrong!"
"Seni neden **alııkoyuyorlar**? Sen hiçbir yanlış yapmadın!"
Customs ended up detaining my luggage for almost an hour.
Gümrük, bagajımı neredeyse bir saat **alııkoydu**.
They're not detaining anyone unless there's a good reason.
Geçerli bir sebep olmadıkça kimseyi **alııkoymuyorlar**.