"destabilized" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi daha az güvenli veya daha az dengeli hâle getirerek sorun veya düzensizlik çıkmasına neden olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle siyaset veya ekonomi gibi resmî bağlamlarda kullanılır. 'the economy was destabilized' gibi hangi şeyin istikrarsız hale getirildiği belirtilir.
أمثلة
The war destabilized the country.
Savaş ülkeyi **istikrarsızlaştırdı**.
The new policy destabilized the company.
Yeni politika şirketi **istikrarsızlaştırdı**.
The earthquake destabilized several buildings.
Deprem birkaç binayı **istikrarsızlaştırdı**.
Social media rumors have destabilized public trust.
Sosyal medya söylentileri halkın güvenini **istikrarsızlaştırdı**.
The sudden resignation of the CEO destabilized the whole organization.
CEO’nun ani istifası tüm organizasyonu **istikrarsızlaştırdı**.
Just one false report destabilized the market for days.
Sadece tek bir yanlış rapor birkaç gün boyunca piyasayı **istikrarsızlaştırdı**.