"deputise" بـTurkish
التعريف
Birinin yokluğunda geçici olarak onun görev ve sorumluluklarını üstlenmek. Genellikle resmi veya iş ortamlarında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'deputise for someone' şeklinde ve resmi iş ortamlarında kullanılır. Sadece yardımcı olmak değil, tamamen o kişinin yetkilerini ve görevlerini geçici olarak üstlenmektir.
أمثلة
Can you deputise for me while I'm on holiday?
Ben tatildeyken benim yerime **vekalet edebilir** misin?
She will deputise for the manager tomorrow.
Yarın müdür için **vekalet edecek**.
If the chair is absent, the vice-chair will deputise.
Başkan yoksa, başkan yardımcısı **vekalet eder**.
I was asked to deputise for my boss during the meeting.
Toplantıda patronumun yerine **vekalet etmem** istendi.
When Sarah's away, John usually deputises for her.
Sarah yokken genellikle John ona **vekalet eder**.
He's happy to deputise if you're unavailable at short notice.
Kısa sürede müsait olamazsanız memnuniyetle **vekalet eder**.