"demoralising" بـTurkish
التعريف
Birinin özgüvenini, umudunu veya motivasyonunu kaybetmesine neden olan; özellikle başarısızlık veya hayal kırıklığı sonrası.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Moral bozucu' genellikle olaylar, durumlar veya geri bildirimler için kullanılır; kişiler için doğrudan kullanılmaz. Bir kişinin bu şekilde hissettiğini belirtmek için 'demoralised' kullanılır.
أمثلة
Losing the game was demoralising for the whole team.
Oyunu kaybetmek tüm takım için oldukça **moral bozucu** oldu.
It can be very demoralising to study hard and still fail the test.
Çok çalışıp yine de sınavdan kalmak oldukça **cesaret kırıcı** olabilir.
Negative comments can be demoralising for new employees.
Olumsuz yorumlar yeni çalışanlar için **moral bozucu** olabilir.
Getting rejected from my dream job was so demoralising I almost gave up.
Hayalindeki işten reddedilmek o kadar **moral bozucuydu** ki neredeyse pes ediyordum.
It’s demoralising to see all your hard work go unnoticed.
Tüm emeklerinin fark edilmediğini görmek gerçekten **moral bozucu**.
That kind of constant criticism is just plain demoralising.
Bu tür sürekli eleştiri tam anlamıyla **moral bozucu**.