"demean" بـTurkish
التعريف
Birini daha az değerli ya da saygın hissettirmek; birinin onurunu ve saygınlığını azaltmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle ciddi ya da resmi ortamlarda kullanılır. 'demean yourself' ifadesi kendini küçük düşürmek anlamını taşır. 'degrade' kelimesi ile karıştırmayın.
أمثلة
Don't demean others to feel better about yourself.
Kendini daha iyi hissetmek için başkalarını **aşağılamayınız**.
I would never demean my friends in public.
Arkadaşlarımı asla toplum içinde **küçümsemem**.
Her comment was meant to demean his hard work.
Onun yorumu, onun çabalarını **küçümsemek** için yapılmıştı.
He refused to demean himself by apologizing for something he didn't do.
Yapmadığı bir şey için özür dileyerek kendini **aşağılamayı** reddetti.
Making jokes at someone's expense can really demean them.
Birinin üzerinden şaka yapmak onu gerçekten **küçümseyebilir**.
She felt demeaned by her boss's unfair criticism.
Patronunun haksız eleştirisiyle kendini **aşağılanmış** hissetti.