"delectable" بـTurkish
التعريف
Çok lezzetli veya keyif veren, özellikle büyük zevk veren yiyecekler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik 'lezzetli'den daha seçkin veya şairane bir ifadedir, genellikle yemekleri şiirsel bir şekilde anlatırken kullanılır.
أمثلة
The cake was delectable.
Pasta **leziz**di.
We enjoyed a delectable meal at the restaurant.
Restoranda **nefis** bir yemek yedik.
She made a delectable chocolate pie.
Harika bir **leziz** çikolatalı turta yaptı.
That soup was absolutely delectable—I wish I had the recipe!
O çorba gerçekten **enfes**ti—keşke tarifini bilsem!
Everything on the dessert tray looked delectable, but I chose the cheesecake.
Tatlı tepsisindeki her şey **leziz** görünüyordu ama ben cheesecake'i seçtim.
His grandmother’s cookies are legendary—they’re simply delectable.
Büyükannesinin kurabiyeleri efsane—gerçekten **nefis**.