"deduced" بـTurkish
التعريف
Elde edilen bilgi ve kanıtları kullanarak mantıklı bir sonuca ulaşmak ya da bir şeyi anlamak. Genellikle akıl yürütmeyle ulaşılan sonuçlar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi, akademik veya dedektiflik gibi ortamlarda kullanılır. '...dan/dan çıkarıldı' gibi kalıplar sık görülür ve sezgisel değil, mantıksal çıkarımlar için uygundur.
أمثلة
She deduced the answer from the clues.
O, ipuçlarından cevabı **çıkarım yaptı**.
They deduced that it was going to rain.
Yağmur yağacağını **sonuç çıkardılar**.
From his tone of voice, I deduced he was upset, even though he hid it.
Ses tonundan, üzgün olduğunu **çıkarım yaptım**, o gizlese de.
The detective deduced who the thief was.
Dedektif, hırsızın kim olduğunu **sonuç çıkardı**.
Scientists deduced the age of the fossil using carbon dating.
Bilim insanları, fosilin yaşını karbon tarihlemesiyle **sonuç çıkardı**.
He deduced from her smile that she had good news.
Gülümsemesinden iyi haberleri olduğunu **çıkarım yaptım**.