"decimate" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin büyük bir kısmını yok etmek veya ciddi şekilde azaltmak; genellikle nüfus, grup ya da kaynaklar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Başlangıçta 'her on kişiden birini öldürmek' anlamındaydı, şimdi ise felaket, hastalık, savaş veya rekabet sonrası her türlü büyük yıkım için kullanılabilir. Resmi ya da edebi, 'zarar vermek'ten daha güçlü bir anlamı var.
أمثلة
The hurricane decimated the coastal town.
Kasırga, sahil kasabasını **yerle bir etti**.
The disease decimated the local bird population.
Hastalık, yerel kuş nüfusunu **büyük ölçüde yok etti**.
War decimated the city's population.
Savaş, şehrin nüfusunu **büyük ölçüde azalttı**.
The invasive species quickly decimated native plants in the region.
İstilacı tür, bölgedeki yerli bitkileri hızla **yok etti**.
Budget cuts have decimated arts programs in schools.
Bütçe kesintileri, okullardaki sanat programlarını **büyük ölçüde bitirdi**.
The software bug decimated the company's data overnight.
Yazılım hatası, şirketin verilerini bir gecede **yerle bir etti**.