"dead loss" بـTurkish
التعريف
Tamamen işe yaramaz veya hiçbir fayda sağlamayan kişi, şey ya da durum. Genellikle, düzelmeyen ya da zaman/para kaybı olan şeyler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Yaygınlıkla günlük ve İngiliz İngilizcesinde kullanılır. İnsanlar ve işler için söylenir (ör.'He's a dead loss at math'). Sadece 'loss' ile karıştırma.
أمثلة
The broken car was a dead loss, so we sold it for parts.
Bozuk araba tam bir **tam kayıptı**, bu yüzden yedek parça olarak sattık.
He tried cooking, but he was a dead loss in the kitchen.
Yemek yapmayı denedi ama mutfakta tamamen **tam kayıptı**.
The meeting was a dead loss and solved nothing.
Toplantı tam bir **tam kayıptı** ve hiçbir şey çözülmedi.
Honestly, that phone is a dead loss—it can't even make calls anymore.
Açıkçası, o telefon tam bir **tam kayıp**—artık arama bile yapmıyor.
I offered to help, but I was a dead loss when it came to fixing the computer.
Yardım teklif ettim, ama bilgisayarı tamir etmede tam bir **tam kayıptım**.
Don't bother fixing that old printer—it's a dead loss.
O eski yazıcıyı tamir etmeye çalışma—tam bir **tam kayıp**.