"daydreams" بـTurkish
التعريف
Uyanıkken hoş ve gerçek dışı hayallere dalmak, genellikle çevrede olup biteni önemsemeden yaşanır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle çoğul halde kullanılır. 'Dreams' ve 'fantasies'den daha hafif, gündelik ve hoş düşünceler için uygundur. 'have daydreams', 'lost in daydreams' gibi ifadelerde yer alır.
أمثلة
He often has daydreams about traveling the world.
Dünyayı gezmekle ilgili sık sık **gündüz düşleri** kurar.
Her daydreams make boring classes more interesting.
Onun **gündüz düşleri** sıkıcı dersleri daha ilginç hale getiriyor.
Children have many colorful daydreams.
Çocukların birçok renkli **gündüz düşleri** vardır.
Lost in his daydreams, he didn’t hear the phone ring.
**Gündüz düşleri**ne dalmışken, telefonun çaldığını duymadı.
The movie made her daydreams seem possible.
Film, onun **gündüz düşleri**nin gerçekleşebileceğini hissettirdi.
Sometimes my best ideas come from daydreams.
Bazen en iyi fikirlerim **gündüz düşleri**nden gelir.