"dawdle" بـTurkish
التعريف
Bir işi ya da hareketi gereğinden yavaş yapmak veya vakit kaybetmek, özellikle hızlı olmak gerektiğinde.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok gayriresmî ve çocuklar ya da geç kalan biri için kullanılır. 'Don't dawdle' örneğinde olduğu gibi gereksiz vakit kaybı vurgulanır.
أمثلة
Don't dawdle on your way to school.
Okula giderken **oyalanma**.
She always dawdles when getting ready in the morning.
O her sabah hazırlanırken hep **oyalanır**.
If you dawdle, you'll miss the bus.
**Oyalarsan** otobüsü kaçırırsın.
We don't have all day—stop dawdling and let's go!
Bütün günümüz yok—**oyalanmayı** bırak ve hadi gidelim!
He dawdled over his homework, hoping to avoid bedtime.
Uyumamak için ödevini **oyalanarak** yaptı.
Why dawdle in the rain? Let's get inside!
Yağmurda neden **oyalanıyorsun**? Hadi içeri girelim!